Başlıkta göründüğü gibi bu yazıda tam olarak nasıl oluşturulacağını anlatmayacağım. Çünkü Mehmet Fatih Yıldız (mfyz) zaten anlatmış ve SimplePie kütüphanesini kullanarak sadeleştirilmiş bir lifestream scripti oluşturmuş. Bence oldukça sade ve kullanışlı olmuş, gerekli dökümantasyonu incelerseniz kendi lifestream sayfanızı kolayca yapmanız mümkün. Örnek olarak benim sayfamı inceleyebilirsiniz. Twitter, Tumblr, IMDb, Flickr gibi birkaç sosyal ağı kullandım şimdilik.
Ben şimdilik bu hazır scripti kullanıyorum, fakat SimplePie oldukça geniş bir kütüphane ve yeni sürümleri de yayınlanmış, bu yüzden ileriki zamanlarda kendi lifestream sayfamı sıfırdan oluşturmayı düşünüyorum. Eğer benim gibi PHP’de yeniyseniz, bu hazır scripti kullanın derim, ama sınırlarınızı biraz daha zorlamak isterseniz kesinlikle SimplePie kütüphanesini kurcalayın derim. 
SimplePie: Anasayfa — Demo — Blog — Dökümanlar — Destek — Download
mfyz Lifestream: Proje sayfası — Dökümanlar
Web tasarım ipuçlarından ziyade ara sıra bu tür yazılara da yer vermek istiyorum aslında. Daha önce birkaç tavsiye yazısına yer vermiştim. Belki bu tür yazılara devam edebilirim.
Bu yazıda ise Numb3rs adlı diziden kısaca bahsetmek istiyorum. 2005 yılında başlayan bu diziyi ben yeni izlemeye başladım. Henüz ilk sezondayım, ama kesinlikle tavsiye ediyorum. Benim düşünceme göre bir dizi iyi mi kötü mü henüz ilk bölümden belli olur ve bu dizi de iyiler arasında yerini aldı listemde.
Dizinin konusundan kısaca bahsetmem gerekirse, ana karakterlerden birisi olan Charlie müthiş zekaya sahip bir Matematikçi’dir ve abisi Don ise bir FBI ajanıdır ve Charlie, yapmış olduğu denklemler ile FBI’a birçok davada yardımcı olmaktadır.
Daha ayrıntılı bilgi: Wikipedia IMDb
Bu yazı bilgi bölümü (postinfo) yeniliğini ilk olarak eburhan.com’da gördüm. O günden beri hep kendi blogumda da kullandım. Bu yüzden uzaktan da olsa teşekkür etmeyi borç bilirim Erhan’a. Bu yazıyı da uzun zaman önce yazmak istedim ama zaman bulamadım. Birkaç arkadaşım nasıl yapıldığını sordu, ben de yazayım dedim.
Hem de oldukça basit. Yalnızca birkaç PHP fonksiyonu, biraz HTML ve CSS ile yapabiliyorsunuz. Hemen başlayayım: Devamını okuyun →
Gridulator ile web sayfanızda kullanacağınız grid imajını kolayca oluşturabiliyorsunuz, tek yapmanız gereken oluşturacağınız grid’in özelliklerini yazmanız, gerisini Gridulator’a bırakın ve size sunduğu seçenekler arasından hangisini kullanmak istiyorsanız, Make PNG butonuna tıklayarak PNG formatındaki dosyayı indirebilirsiniz, veya Preview butonuna tıklayarak önizleme yapabilirsiniz.
Ayrıca bu araç ile kullanabileceğiniz bir başka güzel web servisini de ileriki günlerde sizlerle paylaşacağım. Takipte kalın.

Yazıyı okumadan önce: Aşağıda yazacaklarım Steve Jobs ve Apple Ürünleri ile ilgili kişisel görüşlerim. Kimsenin haklısın veya haksızsın demesini beklemiyorum.
Açıkçası Steve Jobs’ın ölümü hakkında sosyal medyada pek fazla bir şey söylemedim. Sanırım bu, onun hakkında fazla bilgiye sahip olmadığımdan olsa gerek, Pirates of Silicon Valley filmini izledim tabii ki fakat çok da yeterli değildi. Ya da ben gerçekten onun neler yaptığını bilmek istemedim. Üzerine düşmedim…
Her neyse, sonuç olarak hayatını kaybetti ve geriye harika şeyler bıraktı. Birçok insanın, mesleği her ne olursa olsun hayatını değiştiren ürünler yaptı. Ben şimdiye kadar yalnızca iPod Touch’a sahip oldum ama diğer tüm Apple ürünlerine de bayılıyorum. Yeterli imkanım olduğu halde, Macbook Pro almayı düşünüyorum.
Apple ürünlerinin yanı sıra, diğer markalara ait ve “işime yarayan” tüm teknoloji ürünlerine de bayılıyorum, fakat bu konuyla ilgili olarak kafama takılan bir şey var:
Sosyal medyada, bloglarda, teknoloji yazarlarının x markasının y ürünü ile Apple markasının z ürününü karşılaştırmalarını normal görüyorum. Ama bazı insanların neden Apple’ın ürünlerini yerin dibine sokmayı veya diğer markaların ürünlerini yerin dibine sokmaya çalışmasını anlamıyorum. Sosyal medyada her yerde görüyoruz bunu, ama neden? Ben bir Apple fanatiği değilim, örnek verecek olursak, Samsung Galaxy S II’nin, iPhone 4’ten veya 4s’den daha iyi olduğunu düşünüyorum. Ama iPhone için olur olmaz yorumlar yapmıyorum veya Samsung’u övmüyorum. Bu yalnızca işime yarayan bir telefon hakkındaki görüşlerim. Buradaki olay, beğenmek veya beğenmemek gibi bir şey ya da işine yaramak veya işine yaramamak gibi bir şey. Ama kimisi için diğer markayı yerden yere vurmak gibi bir şey. Uzun lafın kısası, bence bazı insanlar bunun üstesinden gelmeli, ha benim için çok mu büyük bir problem, tabii ki hayır, genelde kimin ne düşündüğü umrumda değil, benim ne düşündüğüm dışında. Ama uzun süredir yazmak istediğim bir şeydi, içimden atmak istedim yalnızca.
İşte ilk paragraflarda bahssetiğim şeye döneyim şimdi. Steve Jobs’ı tanımak falan diyordum ya az önce Discovery Channel’ın hazırladığı iGenius adlı kısa belgeseli izledim. Yaklaşık 40 dakika süren bu belgeselden çok şey öğrendim. Blogumda da yer vereyim dedim. Hatta bu yazının kısa bağlantısını steve-jobs olarak ayarladım. Olur da ileride buraya ekleme yaparsam diye.
Siz de belgeseli Vimeo’dan izleyebilirsiniz. Video’yu bu yazıya da ekledim. İyi seyirler…
iGenius: How Steve Jobs Changed The World from Joao Paulo Pacheco on Vimeo.