Merhaba arkadaşlar! Blogumun yeni tasarımını bitirdim ve aktif ettim. Muhtemelen bazı yerlerde eksikler bulacaksınız, her ne kadar eksikleri düzeltmiş olsam da gözden kaçırdıklarım olabilir. Bu yüzden gördükleriniz olursa lütfen yorum yoluyla bana bildirin. Şimdi temadaki bazı özelliklere yer vereyim:
Son Güncelleme Tarihi: 01.10.2011
- Temada koyu kırmızı (#920624) rengine biraz ağırlık verdim.
Yazı başlıklarında Cufon özelliğini kullandım. 1.1 versiyonunda bu özelliğini iptal ettim.- Yan menüdeki düzen bir önceki temadaki gibi oldu. Yalnızca tab menüde bir değişiklik yaptım ve Soh Tanaka’nın yapmış olduğu bir tab menu kullandım.
- Tab menünün altına ufak bir rastgele yazı bölümü ekledim. Biraz daha farklılık yaratacağını düşündüm.
- Ayrıca bir eklenti sayesinde delicious’a eklediğim yer imlerini yan menüde listedim.
- Aynı zamanda Sosyal Ağlar ve son Twitter güncellememi içeren iki adet yeni bölüm daha ekledim.
- Ana sayfadaki yazı altında yer alan bilgilendirme bölümünü tabii ki eburhan.com’dan esinlenerek yaptım. Tıpkı bir önceki tasarımda olduğu gibi.
- Single.php / yani yazı sayfasına girdiğinizde ise, yorum bölümünde birkaç farklılık yaptım, yazının hemen altına: Yazı hakkında genel bir bilgi metni, benzer yazılar ve yazıyı paylaş bölümü içeren bir tab menu ekledim.
- Yorumlarda cevapla (reply) özeliğini aktif ettim.
- Tasarımda kullandığım ikon setleri: famfamfam’dan silk ikon seti ve komodomedia.com’dan sosyal medya ikon seti.
- Ayrıca tasarımı yaparken amberweinberg.com ve yakuter.com’daki şu iki yazıdan faydalandım.
- How to Build a WordPress CMS Theme
- Günlükleriniz İçin 10+ İşlevsel Özellik
Bunun dışında söyleyebileceğim bir şey yok. Sizin de tavsiyeleriniz varsa bazılarına şans verebilirim. Geri bildirimleriniz benim için çok önemli. Ve son olarak umarım bu temayla birlikte içeriğie de önem verebilirim.
Bir önceki tasarımı (mkTheme) da şuradan indirebilirsiniz.
Birkaç yazıdan oluşacak bu yazı dizisinin ilk yazısı ile karşınızdayım efenim. Bildiğiniz üzere Almanya’ya yerleştim ve dil kursuna gidiyorum, devamında ise burada Üniversite okumak istiyorum. Geleli kısa bir zaman oldu ve şu ana kadar biraz bilgi toplayabildim bu konu hakkında.
Öncelikle, lise diplomasından ve diğer belgelerinizden daha önemli olan bir şey var. Dil kursundan aldığınız sertifika ve TestDAF veya DSH sınavından aldığınız sonuç. Gideceğiniz üniversiteye ve girmek istediğiniz bölüme göre bu sınavlardan sizden istenen not değişebiliyor.
Ayrıca henüz YGS-LYS sınavlarına girmediyseniz, onlardan alacağınız sonuç önemli. Öncelikle iyi bir puan alıp 4 yıllık herhangi bir devlet veya özel üniversiteye yerleştirilmeniz gerekiyor. 2 yıllık meslek yüksek okulları kabul görmüyor.
Peki bu aşamalardan sonra ne yapmalı?
Edindiğim bilgilere dayanarak söylemem gerekirse, dil sınavından alacağınız sonuç, Türkiye’den lise diplomanız transkriptiniz ve üniversitenin isteyebileceği diğer belgeler (her üniversitenin web sitesinde bir liste mevcut) ve en önemlisi sınav sonuç belgeniz ile birlikte üniversiteye başvuru yapmanız. Başvuru süreci 4–6 hafta gibi bir zaman alıyor.
Eleme sistemine dikkat edin!
Almanya’daki eleme sistemi belki de tek korkunuz olmalı. Burada eğitim almış kişilerden aldığım bilgiye göre, Almanya’da üniversiteye girmek sorun değil, önemli olan ilk seneyi atlatmakmış.
Çünkü ilk sene bölüme alınan (her bölüm için geçerli) öğrencilerin yüzde 70’i eleniyor. O yüzden ilk sene sistematik bir şekilde çalışıp kendinize hedefler koyup sonuca ulaşmanız lazım. Daha sonra her şey kendiliğinden gel(ecek)iyor zaten. 
Şimdilik size verebileceğim temel bilgiler bunlar, ayrıca Internetten edindiğim bir bilgiye göre de Dresden Teknik Üniversitesinde yıllık eğitim ücreti 436€ gibi bir fiyatmış.
Daha ayrıntılı bilgi istiyorsanız şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
4 Eylül 2009’da yazdığım ilk yazımdan sonra 2 yıl geçmiş. Bazı aylar çok az yazı yazmış olsam da bu sefer bu blogdan vazgeçmedim. Önceki açtığım 2 blogu da birkaç kez yeniden başlatmıştım ama bu defa aynı hatayı yapmadım. İyi veya kötü 2 yılı doldurmuşuz siz takipçilerimle. Gerçi artık çok kişinin de takip ettiğini sanmıyorum ki etmemekte haklısınız da, ayda 6–7 yazı yazılan bir blogu ben de pek fazla takip etmezdim açıkçası. 
2. yıl için yeni bir tasarım hazırlıyorum bildiğiniz gibi, şuanki tasarımı da 2. yıl hediyesi olarak sizlerle paylaşacağım. Umarım hepinizin hoşuna gider. Çok kısa bir zamanda tekrar görüşmek üzere. 
Yeni tasarıma geçmeden önce bu tasarımda ufak değişiklikler yapmayı daha uygun gördüm. Çünkü yeni tasarım üzerinde biraz daha çalışmak istiyorum. Ortaya güzel bir şey çıkması için de zamana ihtiyacım var. Ve bu arada da şu anki tasarımı da biraz değiştirsem iyi olur dedim.
Yazıları birbirinden ayırdım, üst menüde ve yan menüde birkaç ufak düzenleme de yaptım. Header resmini değiştirmedim aklıma güzel bir fikir gelirse onu da değiştireceğim.
Yeni tasarıma geçtiğimde de en kısa sürede bu tasarımı sizlerle paylaşacağım. Şimdilik hatta kalın. 
Dil kursunda bir haftayi geride biraktim. Basliktada goruldugu gibi kursun adi VHS Dresden (Volkshochschule Dresden). Almanya’nin bircok sehrine bulunan VHS subelerinin Dresden’deki merkezine gidiyorum.
Herseyden once egitimin harika oldugunu soyleyeyim. Dogal olarak A1 sinifindan basladim ve bir haftada edindigim bilgi oldukca yeterli. Yaklasik iki bucuk ay surecek A1 sinifindan sonra sirasiyla A2, B1, B2 ve C1’e kadar gitmeyi dusunuyorum.
Dunyanin dort bir yanindan ogrenciler mevcut:
Amerika’dan Cin’e uzanan genis bir ogrenci yelpazesi mevcut. Su anki sinifimda, Amerika, Cin, Brezilya, Bolivya, Japonya, Kuzey Kore gibi ulkelerden gelen ogrenciler var. Cogu Ingilizce biliyor, bu yuzden ders aralarinda anlasmamiz kolay oluyor.
Almanca egitiminiz sirasinda her ne kadar Ingilizce konusmamaniz gerekse de Ingilizce bilmenizin oldukca faydasi oluyor. Belki gramer yapisi Almanca ile alakasiz ama yine de Ingilizce bilginizin bu konuda size yardim edecegini soyleyebilirim.
Ders ortami:
Ders ortami oldukca guzel. Dersler oldukca eglenceli geciyor, ogretmenler kesinlikle tek kelime Ingilizce konusmuyor (istisnalar disinda). Kisacasi size Almanca’yi Almanca uzerinden ogretiyorlar. Ki bu da en iyisi.
Simdilik soyleyebileceklerim bu kadar. Ileriki haftalarda yeni yazilar ile sizleri bilgilendirmeye devam edecegim.