Ağustos 2011’den beri Almanya’dayım. Yılbaşında da burada olacaktım aslında, ancak yılbaşı ile birlikte İstanbul’da halletmem gereken birçok şey olduğu için erken gideceğim.
Şimdiye kadar Almanca kursunda iki sınıf geçtim, birçok yeni arkadaş edindim, yeni bir kültüre alışmaya çalıştım, alıştım da diyebiliriz artık.
Bundan sonra birçok hedefim var, 2012 yılı için çok güzel şeyler düşünüyorum, umuyorum hepsi de gerçekleşir. Tabii soracaksınız şimdi, bunları söylemek için mi yazdın bu yazıyı diye, bir bakıma evet. Diğer bir nedeni ise, yapacak bir şeylerim olduğunu unutmamak için bloguma not düşeyim dedim. İleride bunların ufak bir listesini de yazabilirim bloga belki.
Erken de olsa, şimdiden herkese iyi bir yılbaşı diliyorum, umarım 2012’yi dolu dolu geçirmenizi diliyorum! 
Aslında A2 kursu kasım ayının başında başlamıştı ama bu yazı şimdiye kaldı. A2 de ne? diyenler olabilir, ilk başlarda ben de açıkçası sınıflandırmaları neye göre yaptıklarını bilmiyordum, Wikipedia’daki şu yazıyı okuyunca anladım.
Daha önce birinci hafta ile ilgili bir yazı yazmıştım, bu da seriye devam niteliğinde olacak, biraz dil kursu ile ilgili bilgi vereceğim. Öncelikle kurstan oldukça memnun olduğumu söyleyip her zamanki gibi, ders ortamı çok iyi gibi klişe bir cümleyle kapatayım bu paragrafı. 
Bunun dışında değişen pek bir şey yok. Bu süreç B1’e kadar böyle gidiyor, daha sonra B2-C1-C2 sınıfları geliyor. Onlar oldukça ileri seviye ve eğitim düzeyi, ders anlatım şekli çok farklıdır diye düşünüyorum. Şu anda Berliner Platz NEU kitap serisi ile devam ediyoruz, A1 ve A2’de kelimelerden ziyade gramer bilgisi daha çok veriliyor, bu da B1’de daha çok kelime bilgisi olarak devam ediyor. Daha sonrasında ise gramerin altını üstüne getiriyorlar sanırım. 
Bunun dışında Almanca’dan bahsedecek olursam, bu konuda oldukça çelişkiliyim, anlaması kolay fakat ezber gerektiren birçok şey var. Tabii bunların hepsi zamanla olacak şeyler, henüz birkaç ay oldu ben başlayalı, birçok konuda hata yapmak mümkün henüz.
Şimdilik bu kadar, öğrenmek istediğiniz bir şeyler varsa sorabilirsiniz, bilmesem bile sorup öğrenebilirim…
Birkaç yazıdan oluşacak bu yazı dizisinin ilk yazısı ile karşınızdayım efenim. Bildiğiniz üzere Almanya’ya yerleştim ve dil kursuna gidiyorum, devamında ise burada Üniversite okumak istiyorum. Geleli kısa bir zaman oldu ve şu ana kadar biraz bilgi toplayabildim bu konu hakkında.
Öncelikle, lise diplomasından ve diğer belgelerinizden daha önemli olan bir şey var. Dil kursundan aldığınız sertifika ve TestDAF veya DSH sınavından aldığınız sonuç. Gideceğiniz üniversiteye ve girmek istediğiniz bölüme göre bu sınavlardan sizden istenen not değişebiliyor.
Ayrıca henüz YGS-LYS sınavlarına girmediyseniz, onlardan alacağınız sonuç önemli. Öncelikle iyi bir puan alıp 4 yıllık herhangi bir devlet veya özel üniversiteye yerleştirilmeniz gerekiyor. 2 yıllık meslek yüksek okulları kabul görmüyor.
Peki bu aşamalardan sonra ne yapmalı?
Edindiğim bilgilere dayanarak söylemem gerekirse, dil sınavından alacağınız sonuç, Türkiye’den lise diplomanız transkriptiniz ve üniversitenin isteyebileceği diğer belgeler (her üniversitenin web sitesinde bir liste mevcut) ve en önemlisi sınav sonuç belgeniz ile birlikte üniversiteye başvuru yapmanız. Başvuru süreci 4–6 hafta gibi bir zaman alıyor.
Eleme sistemine dikkat edin!
Almanya’daki eleme sistemi belki de tek korkunuz olmalı. Burada eğitim almış kişilerden aldığım bilgiye göre, Almanya’da üniversiteye girmek sorun değil, önemli olan ilk seneyi atlatmakmış.
Çünkü ilk sene bölüme alınan (her bölüm için geçerli) öğrencilerin yüzde 70’i eleniyor. O yüzden ilk sene sistematik bir şekilde çalışıp kendinize hedefler koyup sonuca ulaşmanız lazım. Daha sonra her şey kendiliğinden gel(ecek)iyor zaten. 
Şimdilik size verebileceğim temel bilgiler bunlar, ayrıca Internetten edindiğim bir bilgiye göre de Dresden Teknik Üniversitesinde yıllık eğitim ücreti 436€ gibi bir fiyatmış.
Daha ayrıntılı bilgi istiyorsanız şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
Dil kursunda bir haftayi geride biraktim. Basliktada goruldugu gibi kursun adi VHS Dresden (Volkshochschule Dresden). Almanya’nin bircok sehrine bulunan VHS subelerinin Dresden’deki merkezine gidiyorum.
Herseyden once egitimin harika oldugunu soyleyeyim. Dogal olarak A1 sinifindan basladim ve bir haftada edindigim bilgi oldukca yeterli. Yaklasik iki bucuk ay surecek A1 sinifindan sonra sirasiyla A2, B1, B2 ve C1’e kadar gitmeyi dusunuyorum.
Dunyanin dort bir yanindan ogrenciler mevcut:
Amerika’dan Cin’e uzanan genis bir ogrenci yelpazesi mevcut. Su anki sinifimda, Amerika, Cin, Brezilya, Bolivya, Japonya, Kuzey Kore gibi ulkelerden gelen ogrenciler var. Cogu Ingilizce biliyor, bu yuzden ders aralarinda anlasmamiz kolay oluyor.
Almanca egitiminiz sirasinda her ne kadar Ingilizce konusmamaniz gerekse de Ingilizce bilmenizin oldukca faydasi oluyor. Belki gramer yapisi Almanca ile alakasiz ama yine de Ingilizce bilginizin bu konuda size yardim edecegini soyleyebilirim.
Ders ortami:
Ders ortami oldukca guzel. Dersler oldukca eglenceli geciyor, ogretmenler kesinlikle tek kelime Ingilizce konusmuyor (istisnalar disinda). Kisacasi size Almanca’yi Almanca uzerinden ogretiyorlar. Ki bu da en iyisi.
Simdilik soyleyebileceklerim bu kadar. Ileriki haftalarda yeni yazilar ile sizleri bilgilendirmeye devam edecegim.
Uzun bir aradan sonra tekrar bloguma bir yazi yazabilme firsati buldum. Umarim bundan sonra biraz daha yogun bir icerik akisi gorebilirsiniz diye umuyorum.
Daha onceki yazilarimda da bahsettigim gibi Almanya’ya ayak bastim. Dil kursuna kayit oldum ve su siralar Devlet ile ugrasmaktayim. Her seyin dort dortluk olmasi icin ugrasiyorum, oluyor mu? Tabii ki hayir, ama zamanla her seyin iyi olacagindan eminim. Simdilik onumuzdeki Pazartesi gununu bekliyorum. Kurstaki ilk dersimi alacagim, oldukca heyecanli ve merakliyim.
Bunun disinda yine onceki yazilarimda dedigim gibi, buradaki tecrubelerimi sizlere aktaracagim, ogrenci olabilmek icin neler yapmalisiniz, gerekli dokumanlar neler v.s. gibi bircok konu hakkinda yazilar yazacagim. Umarim burada egitim almak isteyen ogrencilere yardimci olabilirim.
Simdilik bu kadar ama islerimi yoluna koydugum zaman bir yazi dizisine baslamayi dusunuyorum. O zamana kadar hatta kalin efenim. Gorusmek uzere. 